Ara

Hormonal Sağlık İçin Bağırsak ve Karaciğerin Önemi

Sağlıklı bir şekilde işlevlerini yerine getiren bağırsak ve karaciğerimiz hormon dengemiz için çok önemli bir iş yaparken, sağlıklı olmamaları hormon dengemizi bozarak bir çok soruna yol açıyor.



Pek çok kadın, bağırsak ve karaciğerin hormonal sağlıklarında bütünleyici bir rol oynadığını maalesef bilmiyor.



Karaciğerin en önemli fonksiyonlarından biri vücudumuzdaki aşırı hormonları parçalamak ve uzaklaştırmaktır. Özellikle östrojen hormonunu. Dengeli miktarda olan östrojen hormonu, regl döngülerimizin sağlığında önemli rol oynayıp rahim zarının inşasına yardımcı oluyor, vajinamızın yağlanmasını sağlıyor ve ruh halimizi yüksek tutuyor! Bu sebepten karaciğerimizin östrojen detoksunu iyi yapabilmesi için toksinlerden ve olumsuz duygu birikimlerinden arınmış olması son derece önemlidir.


Karaciğerden geçen östrojen bedenden atılımı için bağırsaklara gönderiliyor. Bağırsaklarda lif eksikliği, düzensiz/sağlıksız beslenme, aşırı ilaç kullanımı, stres, aşırı çalışma, olumsuz duygu birikimi gibi nedenlerle kronik/dönemsel kabızlık, IBS, SIBO, Crohn, Kolit gibi bağırsak rahatsızlıkları varsa östrojenin dışkı yoluyla bedenden atılımı zorlaşıyor. Bu rahatsızlıklar bağırsak florasının bozulmasından kaynaklı olup bağırsaklardaki zararlı bakterilerin çoğaldığının işaretidir aynı zamanda. Zararlı bakteriler, bedenden atılmak için bağırsağa gönderilmiş östrojeni moleküllere ayırıp tekrar aktive ederek kan dolaşımına yeniden karışmasına neden oluyor. Sağlıklı bakteriler ise dışkı yoluyla bedenden atılmasını sağlıyor. Bu sebepten bağırsaklarımızda bulunan zararlı bakteri sayısının sağlıklı bakteri sayısına göre az olması oldukça önemlidir.


Kısaca bağırsaklarınızdaki zararlı bakteri sayısı sağlıklı bakterilere göre sayıca fazla ise, östrojeni moleküllere ayırarak yeniden kan dolaşımına katıp karaciğere geri gönderiyor. Peki böylelikle ne oluyor? Sistemden çıkması için bağırsaklara gönderilen östrojen sisteme yeniden dahil oluyor. Bu durumda sistem fazla östrejen alarmları vermeye başlıyor!!!



Tüm bunların üzerine bir de çok fazla yağ içeren bir diyet ile besleniyorsanız, ( fast-food, sağlıksız yağlar vb.) östrojen seviyeleriniz daha da yükselir. Bunun nedeni sağlıksız yağlar, östrojenin bağırsaklarınızdan kan dolaşımına yeniden emilimini teşvik etmesidir.

Bu da sonuç olarak kan dolaşımında östrojen birikimini arttırır. Östrojen vücutta baskın hale geldiğinde, özellikle progesteronla ilişkili olarak, östrojen baskınlığı denilen bir durumla sonuçlanır. Bunun sonucunda östrojen baskınlığı bazı rahatsız edici semptomlara ve koşullara neden olabilir. Bunlar;


- Fibrokistik memeler

- PMS ve PMDD - özellikle endişe, depresyon ve huzursuzluk gibi duygusal semptomlar

- Migren - özellikle regl döneminizden hemen önce

- Düzensiz ve ağrılı regl döngüleri, aşırı kanamalar, şişkinlik, sancılar, yorgunluk

- Endometriozis

- Fibroidler

- Doğurganlık sorunlarını meydana getirir.


Östrojen baskınlığı durumuna sebep olan diğer konular:


1. Stres. Kronik stres, yüksek düzeyde kortizol (stres hormonu) seviyesine neden olabilir. Kortizol aslında östrojen ile ilgili olarak düşük progesteron seviyelerine yol açabilen progesteron reseptörlerini bloke eder. Bu östrojen baskınlığı belirtileri ile sonuçlanır.


2. Zenestrojenler. Bunlar östrojeni taklit eden sentetik kimyasallardır. Plastiklerde ve günlük hayatta kullandığımız diğer birçok üründe bulunurlar. Oldukça toksik bir dünyada yaşıyoruz. Piyasada şu anda 80.000'den fazla kimyasal bulunduğunu ve çoğunluğunun güvenlik açısından test edilmediğini, çok daha az güvenli olduğunu biliyor muydunuz? Zenöstrojenler vücutta östrojen gibi davranır ve sisteme daha fazla östrojen almış gibi görünürler. Bunlar en korkunç oyun bozucular ve hassas hormonal dengeye ciddi zarar verenlerdendir. BPA ve Falafatlar en kötü suçlulardan ikisi. (vinil mutfak döşemesinden, yiyecek paketlerine, komzetik ve kişisel bakım ürünlerinden bebek ürünlerine, boyalar ve ayakkabılara kadar birçok plastikte bulunurlar.)


3. Alkol tüketimi. Alkolün östrojen seviyelerini yükselttiği ve yağ yakımını yavaşlattığı kanıtlanmıştır. Yapılan deneylerde 4 hafta boyunca günde sadece iki kadeh alkol tüketiminin östrojen seviyesini yüzde 22 artırdığı gösterilmiştir! Bu hiçte göz ardı edilebilecek bir oran değil! Yukarıdaki östrojen baskınlığı sorunlarıyla mücadele ediyorsanız, o zaman içtiğiniz alkol miktarının azaltılması yada tamamen bırakılması gerçekten yardımcı olabilir. Aynısı, hayatınızdaki erkekler için de geçerli. Erkekler de çok fazla alkolün yol açtığı karaciğer yetmezliği ve genişlemiş memelere neden olabilir.


Peki, optimal hormon sağlığı için karaciğer ve bağırsak fonksiyonunuzu nasıl geliştirirsiniz?


Karaciğer ve bağırsak fonksiyonu için en iyi önerilerimden 6'sı:


1. Lifli Besin! Bedeninizin ihtiyacı olan lifli besinleri sistemininize alın! Bol bol lifli besin yiyin! Daha fazla miktarda lif yiyen kadınların, kan dolaşımdaki östrojen seviyesinin daha az olduğu kanıtlanmıştır. Lifli besinler sindirim sistemini rahatlattığından kabızlık olma oranını düşürür ve bu da fazla östrejenin bağırsaklardan dışkı yoluyla sorunsuzca atılmasını sağlar.


2. Karaciğerinizi temizleyen yiyecekler yiyin. Karahindiba yeşillikleri, karaciğer temizliğine yardımcı olan birçok bileşik içerir. Avokado'ların karaciğeri toksik aşırı yüke karşı koruduğu ve zerdeçalın karaciğeri toksinlere karşı koruduğu görülmüştür. Zerdaçal, parcar, enginar en güçlü karaciğer temizleyicilerinden birkaçıdır.


3. Zenestrojenlere (sahte östrejen) maruz kalmayı azaltın. PCB’ler, böcek ilaçları, klor, şampuan, vücut losyonu ve makyajdaki maddelerin hepsinin bizde oldukça olumsuz etkileri var. Gündelik yaşamda çok sık kullanılan bu toksik ürünlerinizi daha doğal içerikler ve daha az kimyasal madde içeren ürünlerle değiştirmeye başlayın. Bağırsaklarınız ve karaciğeriniz size teşekkür edecekler😊


4. Hareket edin. Hareket kan dolaşımını ve solunumu hızlandırır. Bu etkileri ile dokuların kanlanmasını ve oksijenlenmesini artırır. Sindirim sisteminin aktive olmasına yardımcı olur böylece sağlıklı bir sindirim sağlanarak kabızlığın önüne geçilmesini önler. Böylelikle fazla östrojen bedenden rahatlıkla atılır.


5. Duygu durum dengesi. Eğer duygularınızın farkında olursanız onların sizi ele geçirmesine fırsatları olmaz. Köklenmiş, ne yaptığını, ne yediğini bilir bir halde olursunuz. Yani an’da uyanık bir halde gözlemcisinizdir. Bu da kök organlarımızdan biri olan duygusal-sezgisel beynimiz bağırsakların stres altında olmasını engeller. Rahatça serotonini (mutluluk hormonu) salgılayabilir. Gergin, stresli olan bağırsaklar da sindirim sistemi sağlıklı bir şekilde çalışmakta zorlanır. Bu durum duygu durum dengenizi doğrudan etkiler. Mutlu bağırsaklar için sizi an’da huzur içinde tutan hangi araç varsa onu mutlaka gündelik rutininize koyun. Henüz yoksa geç kalmadan en az bir tane edinin. Bu doğada vakit geçirmek, yürüyüş, yoga, meditasyon, dans, spor, şarkı söylemek, resim yapmak vb. gibi size en iyi gelen hangisiyse o olabilir.


6. Zihninizi sakinleştirin. Zihni sakinleştirmenin geçtiği yollardan ilki gündelik düşüncelerinizi her gün temizleyebilmenizdir. Beyin ile bağırsak bağlantısının oldukça güçlü etkileri olduğundan her fırsatta bahsediyorum. Sakin bir zihin sorunsuz bir sindirim sistemi için çok önemlidir.


7. Tohum rotasyonu uygulayın. Hormon dengesini sağlayıcı tohum rotasyonu uygulamasını blog yazılarımın içinde bulabilirsiniz.


8. Destek alın. Önemli hormonal dengesizlikler ve semptomlarla mücadele ediyorsanız, dengesizliklerin temel nedenini belirlemenize yardımcı olacak ve bu sorunları çözmeniz için size rehberlik ve destek sunabilecek bütüncül bir uygulayıcı ile çalışmanızı öneririm.



*Yasal uyarı:Verilen tüm bilgiler hastalık tanı veya tedavi amaçlı olmayıp sağlık kuruluşu tarafından verilen hizmet niteliğinde değildir. Lütfen her türlü sağlık probleminiz için yetkili bir sağlık kuruluşuna danışınız. Yukarıda belirtilen bilgileri uygulamak, danışanın kendi özgür iradesiyle verdiği karardır ve sağlık kuruluşları tarafından verilen reçeteler ve tıbbi uygulamalar yerine konulmamalıdır.